Esad’ın son kozları

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye’yle ilgili sarf ettiği “Sabrın son anlarına geldik” sözüne Şam’dan sert yanıt geldi. Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın Danışmanı Dr. Shaaban’ın “Eğer Türkiye sert bir mesaj iletecek olursa, daha kesin bir yanıt alır” açıklaması Türkiye’yi, Suriye konusunda iyice işin içine sokuyor. Hatta kimileri Batı’nın Türkiye’yi Suriye’nin üzerine salmak peşinde olduğunu savunuyor. Bu pek kolay değil ama Suriye’de işlerin çığrından çıktığı da bir gerçek.

Beşşar Esad yönetiminin Ramazan’ın ilk günü, protestoların yoğunlaştığı Hama kenti başta olmak üzere ülkenin dört bir yanında başlattığı operasyonlarda 12o’den fazla insan öldü. Bahardan bu yana artarak devam eden toplumsal
muhalefeti bastırmak için öldürülenlerin sayısı 1600’ü geçmiş durumda. Dünya basınında Suriye’yle ilgili çıkan haberler kanın durmadığı ülkenin dinamiklerine dair ilginç ipuçları sunuyor. Ancak hedef tahtasında sadece Esad değil, bir işe yaramayan kınama açıklamalarıyla yetinen Birleşmiş Milletler de var.

Geçen hafta boyunca birçok gazete Esad rejiminin son kanlı saldırıyla aslında kendi ipini de çektiğine işaret etti. Fransa’nın sağ çizgideki gazetesi Le Figaro katliamın ardından ülkedeki gelişmeleri, Suriye’nin sürgündeki entelektüellerinden Burhan Ghalioun’un şu sözleriyle yorumladı: “Rejim artık sona erdi, peki nasıl devrilmeli? Beşşar Esad’a karşı yürüttükleri dört buçuk aylık isyan boyunca Suriyeliler kendi kanlarıyla bir tarih yazdılar. Sokaklar artık güvenlik güçlerinden korkmuyor. Güç, uluslararası arenada dışlanmış durumda. Yine de Esad soyu var olmaya devam ediyor.”

Suudi Arabistan’ın Şarkul Awsat Gazetesi yazarı Hüseyin Şebekşi’nin, eli kanlı devlet başkanının politik çizgisini analiz ettiği yazısı “Esad’ın Suriye’si Bitti” başlığını taşıyordu. Şebekşi’ye göre Beşşar Esad son saldırıyla, geçmişte Hama’da 45 bin kişiyi katleden ve Halep’te binlerce kişinin ölümüne sebep olan babası Hafız Esad’ın izinden gittiğini gösteriyordu: “Toplumdaki her kesimi birbirine düşman etmek için girişimlerde bulunuyor. Dürzi, Alevi ve Sünnileri karşı karşıya getirmeye, işadamlarını saldırıların onları hedeflediğine inandırmaya çalışıyor. Kürtleri ve diğer azınlıkları birbirine düşman ederek çatışmaları tırmandırıp, dilediği gibi şiddet sergilemek için elinde koz tutmaya çalışıyor.”

İtalyan Il Giornale Gazetesi yazarı Fiamma Nirenstein’in sert eleştirisi ise doğrudan Birleşmiş Milletler’in pasif tutumuna yönelikti: “Esad’ın belki de bütün Suriyelileri dışarı atıp boş kalan ülkeyi tek başına yönetme niyeti vardır. Biz belki de bunu yapmasına izin vereceğiz. Nitekim ordu tanklarla, toplarla temizlik yapıp sokağa çıkan herkesi öldürürken tüm dünya oturup göbeğini kaşımaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler’in Suriye halkını kurtarmak isteyip istemediği konusunda şüphelerim var.”

Batılı liderlerin yüksek dozlu eleştirilerine karşın Birleşmiş Milletler’in seçeneklerini kısıtlayansa, Rusya ve Çin’in Suriye’ye dönük sert yaptırımları veto etmesi. Rusya’nın önemli gazetelerinden Vedemosti’ye göre, son Hama saldırılarından sonra Rusya’nın Suriye’deki olayları ilk kez kınaması sadece bir taktik. Suriye ile Rusya arasındaki 4 milyar dolarlık silah anlaşmasını hatırlatan gazetenin analizi aynı zamanda ülke çıkarlarının insan hayatından önce geldiğine de bir örnek: “Rusya, Şam’a yönelik yaptırımları sonuna kadar önlemeye çalışacak. İran ve Libya’ya yönelik yaptırımlarda Rusya 10 milyar dolar zarara uğradı. Libya tecrübesi gösterdi ki, silmek kolay, onarmaksa mümkün değil. Rusya mantıklı davranarak ikinci yanlışı yapmak istemiyor.”

Uluslararası müdahaleye pek ihtimal vermeyen ancak yine de Esad rejiminin son kozlarını oynadığına dair bir yorum ise Almanya’nın liberal sol eğilimli, Süddeutsche Zeitung Gazetesi’nin 1957’den bu yana dış haberler editörlüğünü
yapan Rudolph Chimelli’ye aitti: “Esad için en büyük tehdit oluşturacak olan “düşman” Brüksel’deki kağıt üzerindeki kaplanlar değil, kendi halkı. Dünya’nın hiçbir ordusu sonsuza dek ve sınırsız şekilde itaat ederek kendi insanına ateş edip kıymayı kabul etmez.”

Not:  TRT Türk’te 6 Ağustos 2011’de yayımlanan Dünyadan Haberdar programı için yazılan haberden…

(Fotoğraf: AnsesNet Haber Ajansı)

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s