Euro iflas ederse…

Aylardır süren euro krizi bitmek bir yana, gittikçe derinleşiyor. Yunanistan başta olmak üzere Avrupa’nın zayıf halkaları Portekiz, İspanya ve İtalya ekonomilerindeki kriz tartışmaları yeniden alevlenirken AB’nin milyarlarca euro tutarındaki kurtarma operasyonlarına olan inanç ise günden güne azalıyor. İflasın eşiğindeki Yunanistan’ın AB’nin ortak parası euro’dan çıkarılmasını kaçınılmaz bulanların sayısı ise artıyor. Yunanların tek koruyucusu şu sıralar Almanya Başbakanı Angela Merkel. Merkez bankalarının piyasaları paraya boğması da derde derman olmuyor. Şimdi korkulansa krizin Avrupa’nın dev ekonomilerine sıçraması. Dünya basını geçen hafta dinmeyen krizin karamsar haberlerle doldurduğu ekonomi sayfalarıyla ekonomideki gelişmeleri yakın takipteydi.

Ekonomisi yaşanan gelişmelerden etkilenme sinyali veren ülkelerin başında gelen Fransa’nın tedirginliği her geçen gün artıyor. Ülkenin sağ muhafazakâr çizgideki Le Figaro Gazetesi, İngiliz yatırım bankası Barclays Capital’in dünya çapındaki yatırımcılarla yaptığı bir anketi sayfalarına taşıyarak piyasaların nabzını yansıtıyordu: “Yatırımcıların yüzde 24’ü mevcut krizin euro bölgesindeki bir dağılma sonucu tamamen tıkanacağını düşünüyor. Bunların yüzde 60’tan fazlası da Avrupa ülkelerin oluşturduğu fonların borç krizinin çözümünde yetersiz kalacağına inanıyor.”

Ardı ardına yapılan zirveler, oluşturulan dev fonlar ve açıklanan tedbirlere rağmen pek çok gazete hükümetlerin krizin çözümü için yeterli iradeyi göstermediği kanısındaydı. İngiltere’nin sol eğilimli Guardian Gazetesi, Euro Bölgesi liderlerini  nükleer bir tehdide karşı mızrak savurmakla itham ediyordu: “Tehlikenin büyüklüğü konusunda herkes hemfikirken çözüm yolları konusunda derin görüş ayrılıkları bulunuyor. Avrupa topluluğunun böylesi bir sorunun üzerine gereken güçle gitmek için ne yasaları ne protokolleri ne de siyasi iradesi yeterli görünüyor.”

Euro’nun geleceği konusunda en karamsar yorumlardan biri ise ABD’nin iş çevrelerinde etkin Wall Street Journal Gazetesi yazarı David Cottle’a aitti: “Euro’nun iflas etmekten başka çaresi kalmamış gibi görünüyor. Zira bugünkü yapısıyla üye ülkeler arasındaki mali birliği tesis etmek amacıyla icat edilmiş olan euro bu misyonunu yerine getirmekten her zamankinden çok daha uzak.”

Rusya’nın iş çevrelerinde etkili Kommersant Gazetesi, bağımsız ekonomi uzmanı Dmitri Tratas’ın kalemiyle Yunanistan’ı euro birliğinde tutma girişimini mantıksız buluyordu. “İki yıl süreli Yunan tahvilleri geçtiğimiz gün yüzde 80 yükseldi. Kimse bu akıl almaz faizler karşısında borçlarını geri ödeyecek durumda değil. Yani çöküş kaçınılmaz. Yunanistan’ın çoktan euro’dan çıkarak kendi parasına dönmesi ve borçlarını devalüe etmesi gerekiyordu. Komşusu Türkiye bu yolla iki sene içerisinde krizi atlattı ve şimdi kendini hiç de kötü hissetmiyor.”

Krizde yıldızı parlayan Türkiye’yi hatırlayan sadece Kommersant değildi. Almanya’nın beş milyon okurlu haber dergisi Focus’ta ekonomi yazarı Uli Dönch, Yunanistan’ın Euro Bölgesi’ni terk ederek, yerini Türkiye’nin doldurmasını öneriyordu. Önerinin, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Almanya’ya, Türkiye-AB ilişkileri konulu bir ziyaret gerçekleştirdiği hafta gelmesi dikkat çekiciydi: “Müslüman bir ülkenin AB’ye üyelik fikri bile bazıları için şok edici. Böyle düşünenler geleceğin ekonomi devini tanımıyorlar. Onlar değil de kimler üye olsun? Bir Bulgaristan ya da Romanya mı? Gittikçe yaşlanan ve küçülen Avrupa’nın Türkiye’ye, Türkiye’nin Avrupa’ya olduğundan daha çok ihtiyacı var. Yunanların rehinesi mi, yoksa Türkiye’nin ortağı mı? Bu sorunun cevabı şimdilik hayır. Ancak yaşanan çalkantıları dikkate alarak biz Avrupalıların biraz daha ufku açık bir bakış açısı geliştirmemiz gerektiği de belli.”

İngiltere’nin liberal sosyal demokrat çizgideki Observer Gazetesi ise Willy Hutton’un kaleminden kapitalizmin çöktüğünü ilan edenlerin safına katılıyordu: “Yaşanan krizi ister AB, ister euro krizi olarak tanımlayın. Esas büyük problem
kapitalizmin son 30 yıldır sınırlarının son haddine dayanmasından kaynaklanıyor. Batılı ülkeler bu gerçeği kabul etmedikleri sürece çok daha büyük ekonomik felaketlerin beklediği bir durgunluk sürecine kilitlenecekler.”

Fotoğraf: hansafx.net

Not: TRT Türk’te 24 Eylül 2011′de yayımlanan Dünyadan Haberdar programı için yazılan haberden…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s